Mehmet AKBACAK

Tarih: 09.02.2023 21:22

KAZANMAK İÇİN HER YOL MÜBAH MI?

Facebook Twitter Linked-in

           KAZANMAK İÇİN HER YOL MÜBAH MI?

   5.Şubat saat 04.17’de 10 ilimizde 7.7-7.6 şiddetinde iki büyük deprem yaşadık. Deprem uzmanlarına göre Gölcük depreminden 10-15 kat daha yüksek etkide, 130 tane atom bombası gücünde, bin yıl içinde yaşanan en büyük felaket olduğunu söylüyorlar. 

        9 Şubat tarihinde vefat edenlerin sayısı 12.873, yaralı sayısı 62.937 ve yıkılan bina sayısı ise 11.300 olarak belirlendi. Enkazlardan kurtarma çalışmaları hala devam etmekte. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen kurtarma ekipleriyle, yardıma gelen devletlerinde desteğiyle sahada 103.800 görevli canla başla mücadele ediyor. Bu felakette insanımızın merhametini ve yardımseverliğini ortaya koyması karşısında ne kadar gururlansak azdır.

       Buna karşılık felaketle mücadele ederken, felaketi kazanç haline getirmeye çalışanların da varlığı karşısında tiksinti duymamak imkansız. Bakıyorsun battaniye, süt, ekmek  ve otobüs biletlerinde fiyatlarına zam yapmışlar. Millet can derdine düşerken bu pislikler para derdine düşmüşler. Hadi bunları bir tarafa bırakalım. Anlı şanlı gazeteciler, deprem uzmanları, siyasetçiler de felaket üzerinden hükümeti suçlayarak seçim yatırımı yapıyorlar.

       Deprem uzmanı Ahmet Ercan gazeteci Enver Aysever’le söyleşirken bakın ne diyor; “Yıkıcı depremler yalnızca İslam ülkelerinde oluyor ne dersin” Aysever cevap veriyor.” Siyasal İslamın olduğu ülkeler” diyor. Utanmadan, sıkılmadan? Çin’de, İtalya’da, Arnavutluk’da, Meksika’da, Ekvator’da, Japonya’da depremler olmuyor mu?

      TELE 1’nin Genel Müdürü Merdan Yanardağ Emre Kongar’la yaptığı deprem sohbetinde ne derse beğenirsiniz? “ Depremin olduğu bölgeler dindar, muhafazakar, bile bile bu gerici partilere oy verdiler” diyerek depremi hakettiler demek istiyor. Gölcük depreminde de bazı manyaklar deprem gecesi eğlenceyi kafaya takmışlardı. Al birini vur ötekine kafa yobaz… AK Parti’ye karşı düşmanlığını açıkça yapan gazeteci Mine Kırıkkanat’da depremde yollar yarıldığı için “ AK Parti yol yapmıştı” diye dalga geçiyor. Hatta birisi de depremde ölenlerin çoğu AK Parti’ye oy verenlerden olduğu için oylarında azalma olur diyerek pespayeliğini sergiliyor. Fransız Charlie Hebdo dergisinde yayınlanan karikatürde “Türkiye’de deprem tank yollamaya bile gerek yok” diyerek aşağılık tavrını gösteriyor. Buna karşılık başta Azerbaycan, İsrail, ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere komşumuz Yunanistan ve birilerinin sabah akşam küfrettikleri başta Katar olmak üzere Arap devletlerinin yardımlarına da teşekkür etmek boynumuzun borcu olmalı.

         KILIÇDAROĞLU FIRSATI KAÇIRIR MI?

       Depremden sonra Hatay’a giden Kemal Kılıçdaroğlu ise; “ Bürokratlar, devlet görevlileri çalışmak istiyorlar, siyasetçiler engel oluyormuş. Deprem vergilerini çetelere vermişler. Depremin tek sorumlusu Erdoğan’dır. Belediyelere karşı siyasi tavır var” diye iftirasını atarak en acılı günümüzde siyasi çıkar sağlamaya çalışıyor. Halbuki Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise Ömer Çelik’le birlikte açıklama yaparken;  ” Sayın bakanımız bahsetti. Bir koordinasyon içersinde hep birlikte çalışıyoruz. Herkes elinden geleni yapıyor. AFAD, devlet, valilik, bakanlık, belediyelerin tamamı elinden gelen her şeyi yapıyor. Hep bir aradayız” diyerek Kılıçdaroğlu’nun yalanını ortaya çıkarıyor. Toplum birlik beraberlik içinde yaraların sarılmasını beklerken, felaket üzerinden seçim kazanmak için her yolu mübah görmek nasıl bir anlayış anlamak mümkün değil!  Seçmen bunun hesabını ergeç soracaktır hiç merak etmeyin.

      Depremde yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifalar dilerim. Artık deprem gerçeği iliklerimize kadar işlendi. Tekrar aynı acıları yaşamamak için ne yapılacaksa toplum olarak, devlet olarak en kısa sürede hayata geçirelim derim. Kalın Sağlıcakla.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —