EVDEN AYRILIYORUM DİYENLER, EVİNE DÖN ÇAĞRISI YAPANLAR!
Salgının biraz gevşemesi, araya bayramın girmesi, Ayasofya’nın ibadete açılması, CHP kurultayı derken havalar bir yandan ısınırken siyasetde de içte ve dışta ısınmaya başladı.
Ayasofya’nın ibadete açılması siyasette turnusol kağıdı görevini yaptı. Aylardır 16 Milyon İstanbul’lunun başkanıyım diyen arkadaş Ayasofya’ya teşrif etmedi. Ana muhalefet liderinin zaten o ayaklarda işi olmaz. Yıllarca Ayasofya’nın zincirlerini kıracağız diyenlerden ne Gül, ne Davutoğlu, ne Babacan ve ne de Karamollaoğlu açılışa katılmadılar. Kendi sosyolojilerine sırtını dönecek kadar Erdoğan’a düşmanlaşmışlar. Ülkem adına yazık…. Üç isim bunların foyasını ortaya çıkardı. Meral Akşener, Muharrem İnce ve Yavuz Ağıralioğlu Ayasofya’da saf tuttular.
Bu olaydan sonra MHP Genel Başkan’ı sayın Devlet Bahçeli Akşener’e evine dön çağrısı yaparak ittifaklar arasında yeni bir tartışmaya yol açtı. Zaten Akşener’in HDP PKK’nın siyasi uzantısıdır demesiyle Millet İttifakı önemli bir yara almıştı. Gerçi HDP yöneticilerinin CHP’ye açıktan ittifak yapalım derken İYİ Parti’yi zor duruma soktuklarının farkında olmadıklarını söylemek abesle iştigalden öteye gitmez. Uzun zamandır İYİ Parti’de bu durumdan rahatsız olanların arttığı söyleniyor. Umarım İYİ Parti sosyolojik tabanının eğilimlerini dikkate alacaktır. Çünkü PKK terörünü meşrulaştırmış olur. Bu durumla sonunu hazırlar ki; ülkemize de hiçbir yararı olmadığı gibi zararı olacaktır.
İNCE PARTİ KURACAK MI?.
Erdoğan’dan sonra %31 oy alan Muharrem İnce 2018’den bu yana adaylık iddiasını sürdürmekte. Hatta son açıklamasında; %31 de bıraktığımı %51’e taşıyacağım diyerek seçimlere 3 yıl varken, sanki yakında seçim varmış gibi sahaya çıkmasını neye yormalı acep..İlk sızan bilgilere göre parti kuracağını ifade eden İnce, son açıklamasında parti değil yola çıkıyorum ifadesini kullanmıştır. Gerçi Perşembe günü kamuoyuna açıklama yapacağını söylemiştir. Parti kursa da, kurmasa da CHP’de sular kaynamaya başlamış, fokurdamalar mutfak dışına kadar sirayet etmiştir. Yalnız iki suçlamaya hem İnce, hem de Kılıçdaroğlu cevap vermek zorundalar. Ne dedi İnce; ‘CHP’de Atatürk düşmanları var’ ikincisi de ‘Kılıçdaroğlu’nun bir ayağı Kandil’de, bir ayağı Brüksel’de’ derken neyi kastetmektedir.Kamuoyuna bunu açıklamalılar, sessiz kalırlarsa altından kalkamazlar.
DAVUTOĞLU, BABACAN DEMOKRASİ KAHRAMANI, İNCE HAİN ÖYLE Mİ?.
Davutoğlu ve Babacan AK Parti’den ayrılıp parti kurdukları zaman Ana Muhalefet Partisi başta olmak üzere tüm muhalefet partileri, besleme medya ve kalemşörleriyle TV’de proğram yapanlar bu kişileri yerlere göklere sığdıramadılar. Sanki demokrasimiz bunların sayesinde ayakta kalmış gibi..Halbuki 15 Temmuz gecesinde bir çokları gibi darbe başarısız oluncaya kadar seslerini çıkaramamışlardı. Oysa istifalardan sonra bir o kanaldan, bir bu kanala mekik dokudular. Daha düne kadar demediklerini bırakmadıkları bu insanları demokrasi kahramanı gibi algılatmaya çalıştılar.
Komşunun evi yanarken körükle söndürmeye gidersen, gün gelir senin evinde de yangın çıkacağını düşünmelisin. İnce, parti kuracağım, yol yürüyeceğim diye açıklamalardan sonra her kanalda, her köşede yorumlar yapılmaya başlandı. Düne kadar AK Parti’den ayrılanları değerli Türk büyükleri gibi gösterenler, sıra İnce’ye gelince az kalsın hain demeye kadar işi ileri götürmeye çalışıyorlar, insan açıktan olmasa da içinden bir gülümseme geçiyor. Bu iş böyle; bugün bana, yarın sana..Kalın Sağlıcakla..
