DEMOKRASİLERDE TERÖR ÖRGÜTÜNE YER YOKTUR!
40 Yıldan bu yana devam eden terör ülkemizde demokrasinin yerleşmesi ve gelişmesine takoz görevini sürdürmeye devam etmekte. Bilhassa darbecilerin insanlık dışı uygulamaları karşısında bölge halkının yönetime tepkisi ve hem de terör örgütünün baskısı karşısında bir süre doğru olmasa da örgüte karşı yakınlık duyuldu.
AK Parti’nin iktidara gelmesiyle Kürt halkının demokratik talepleri yasak olmaktan çıkarıldı. Kürtçe yayın, Kürtçe müzik, Kürtçenin resmi dairelerde serbestliği, Kürtçe dilinin serbestçe öğrenilmesi gibi PKK’nın Kürt halkına propaganda için kullandığı argümanlar ortadan kaldırıldı. Çözüm süreci adı verilen PKK’nın silah bırakması için devletin hem İmralı ve hem de PKK’nın siyasi temsilcisi olan parti yöneticileriyle yapılan görüşmelerde önemli adımlar atılmışken; ABD, AB ve Kandil’in müdahalesi sonucu çözüm meselesi yok edildi.
2015 yılındaki meşhur Çukur- Hendek saldırılarıyla PKK, Fetö işbirliği açıkça görüldü. Yalnız çözüm sürecinden önce sokaklara çağrı yapıldığı zaman alanları dolduran kitleler, çözüm sonrası yapılan tüm çağrılara cevap vermedi. PKK kitle desteğini kaybetti. O günlerde çözüm sürecine karşı çıkanlar Erdoğan’ı hainlikle suçluyorlardı. PKK ve Fetö işbirliğini el altından destekliyorlardı. Fetö’nün gazetelerinde, TV’lerinde, bankalarında güvenlik görevlilerine karşı, demokrasi kılıfı altında destek veriyorlardı.
Uzun bir süre ülkemizin güneyinde oluşturulmak istenen uydu PKK devletine açıkça ABD, AB ve İsrail para ve silah yardımı yapıyorlar. AB ülkelerinde at koşturmalarına izin veriliyor. En son İsveç’in Nato’ya girmesine hayır denilince işin ciddiyetini kavramışlardır umarım.
MİLLET İTTİFAKI HDP GÖRÜŞMESİ
Başkanlık sistemi gereğince %50+1’e ulaşmak için her iki ittifak çeşitli partilerle görüşmeler yaptılar. İki ittifak oluştu. Cumhur ve Millet İttifakı.. Millet ittifakının oyları Kılıçdaroğlu’nun seçilmesine yetmediği için uzun süredir HDP’yle yapılan görüşmeleri inkar etmesine rağmen seçim dönemine girince, artık açıktan yapmak zorunda kaldı. İttifak içindeki bakan, milletvekili, yardımcılık konuları tartışmaları devam ederken, HDP’le görüşmelere yalnız CHP istiyormuş havası verilmeye çalışılıyor. Sözde milliyetçi İ.P istemem yan cebime koy politikası izliyor. 18 Mart Şehitler Günü görüşülecekti. Kamuoyunun tepkisi karşısında pazartesi günü görüştüler. Görüşme konusunda Kılıçdaroğlu’nun klasik demokrasi içerikli konuşmaları yanında Kayyum atamasına karşı çıkması, yerel yönetimler konusunda olumlu bakışı (Özerklik), demokrasilerde parti kapatılamaz gibi HDP’nin hoşuna gidecek söylemlerde bulunması dikkat çekti. Çıkışta basın açıklaması yapılırken HDP Eş Başkanların yüz ifadeleri ve vücut dilleri memnun olmadıkları izlenimi veriyordu. Belki ışık geldiği için öyle görünmüşlerdir. (Akşener’in yüzü aklıma geldi)
Kılıçdaroğlu’nun birkaç kere Kürt sorunu mecliste çözülmeli, biz çözeriz diyerek altını çizdi. Normal demokrasilerde haklı olarak meclis bu sorunu çözer. Peki mecliste kiminle çözecek. Daha önce bir deneyim yaşadık. HDP tek başına karar verebilecek siyasi bir parti değil, olmak da istemiyor. Tüm yöneticiler Kandil tarafından belirleniyor, İmralı bile devreden çıkartıldı. Doğrudan doğruya küresel güçlerin parmağı olan bir sorun… Gerçekten bu sorunun ülke gündeminden çıkarılması isteniyorsa; hem Millet İttifakı ve hem de HDP PKK’nın silahları bırakmasını şart koşmalı. Yoksa bu konuda çeşitli argümanlarla kamuoyuna propaganda yaparak temel konuyu çarpıtabilirsiniz. Bugün, PKK çok açık biçimde ayrı bir devlet kurmayı amaçlamakta, bunu görmemek için kör olmak gerekir. Demokrasilerde silahlı örgütün yeri yoktur, olamazda. İspanya’da terörü kınamadığı için ayrılıkçı Batusuna Partisi kapatılıyor. Bizde ise Kandil’deki arkadaşlarına, yoldaşlarına selam yolladıkları gibi, Apo’nun heykelini dikeceğiz diyenler ‘Demokrasi Kahramanı’ olarak taltif ediliyorlar. Çok tehlikeli bir yola girmeden demokrasiyi içselleştirmek istiyorsak; silahlı terör örgütünü dışlayarak ülke siyasetinden çıkarmak zorundayız. Bu yaklaşıma karşı net tavır göstermeyen hangi yapı olursa olsun bunun vebalinden kurtulamaz. Hem seçmenden ve hem de hukuki yönden gereken cevabı alacaktır. Kalın Sağlıcakla
