MUHALEFET KAYNIYOR, AVRUPA KAYNIYOR!
15 gün içinde üç seçim kaybeden muhalefet cenahında toz dumandan geçilmiyor. Seçimi kaybeden yalnız Kılıçdaroğlu’ymuş gibi CHP’de değişim sesleri yükselmeye başladı. İşin ilginci cumhurbaşkanı yardımcısı olarak aday gösterilen İmamoğlu’nu susturana aşk olsun. Sanki seçimin galibi kendisi… Değişim deniliyor da, değişimden ne anlaşılıyor belli değil. Muhalefet, Erdoğan gitsin de ne olursa olsun mantığını şimdi CHP’de Kılıçdaroğlu gitsin de ne olursa olsun anlayışını sürdürüyor. Çünkü her iki konuda da proğram yok, proje yok. Sen git ben geleyim, ondan sonra çaresine bakarız diyen çapsız politikacılarla bir yere varılamaz. Değişim isteyenlerin içinde 28 Şubat’çı kadroların yer alması karşısında insanın Kılıçdaroğlu’ndan yana olması geliyor.
CHP’de Fetö’cüler cirit atıyor diyen Bolu Belediye Başkanı Özcan’ın, Muharrem İnce’ye çekilmesi için arabuluculuk yaparken, seçimden sonra İmamoğlu’nun yanında saf tutarak değişim, adalet adında Ankara yürüyüşüne kalkışması çelişkinin dik alası değil mi? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu..
24 Haziran’da İYİ Parti kurultayını yaptı. Ne kurultaydı ama, sanki çiftliğin hanımağası marabalarını azarlar gibi bağırdı, çağırdı. Garibim milletvekilleri ve delegeler ayakta alkışladılar. CHP’yle ittifak işine son verdim dedi, bu Akşener altı üstü belli olmaz. Kumar masası dediği yere 3 gün sonra koşarak geri geldi. Kurultayla birlikte istifa eden edene, hatta en yakınında olan Çıray Akşener için saatli canlı bomba diyerek ne kadar tehlikeli olduğunu ifşa etti.
Bu politikacılar çok ilginç insanlar, en azı 5 kere, en fazla 7-8 kere milletvekili olmuş adam tutmuş değişim olsun diyor. Kardeşim senden başka adam mı yok. Aday olma, aday yapmasınlar. Yok aday olacak, işin tuhafı bakanlık vaad edip milletvekili olmayanlar seçimi kazanamadıkları için Kılıçdaroğlu’na saldırıyorlar. Muhalefetin diğer küçük partileri ise kazandıkları milletvekillikleri için fındık kırıyorlar. Bir de demezler mi?. CHP bizim sayemizde bu kadar oy aldı. Gözünüze dizinize durur. Kim derdi ki; Karamollaoğlu, Davutoğlu, Babacan, Nurcu Gültekin bizim ‘Solcu’ arkadaşların oylarıyla meclise girecekler. Bir sene önce söylesen adamı sopayla kovalalardı, biz bu gericilere oy verir miyiz diye! Anlayacağınız AK Parti yerel seçimlere seçim gecesinden çalışmayı başlatırken bizim muhalefet bulgur kazanı gibi kaynayıp duruyor. Allah selamet versin.
AVRUPA’YA NE OLUYOR?
Pandemi ve Ukrayna savaşıyla birlikte Avrupa sıkıntılı günler yaşıyor. Avrupa’nın yumuşak karnı Fransa’nın ‘Nato ömrünü tamamlamış’ dediği günden bu yana ABD ve İngiltere’nin boy hedefi haline geldi. Yaşadığı ekonomik kriz yüzünden Libya’da, Akdeniz’de ve Ermenistan konularında da bizimle gergin durumlar yaşadı. Türkiye’nin geri adım atmaması sonucu zamanla yumuşamaya başladı. Fransa’da 10 milyonu aşkın sömürgelerden gelen insanlardan oluşan Afrikalılar yaşıyor. Genelde banliyölerde yaşıyan Fransa’nın yoksul Müslümanları.. Son zamanlarda Le Pen’in ırkçı politikaları toplumda gerginliği artırırken yoksullaşan kitlelerin öfkeleri de artmakta. İşte bu sırada Fransız polisin Nahel
adında bir genci öldürmesiyle ortalık karıştı. Bir haftaya yakın gösteriler, yağmalar ve hatta silahlı çatışmalar yaşanıyor.
Avrupa’da ırkçılık Müslüman düşmanlığına dönüşmekte. İsveç’de Iraklı bir kişi Kuran-ı Kerim yakarak Müslümanları tahkir ederek çatışma ortamına çekmek istediler. Fakat bu oyuna gelinmedi. Neymiş; bu eylem ifade özgürlüğüne girermiş. Nedense Müslümanlara karşı yapılan hakaretler, karikatürler hep ifade özgürlüğü adı altında düşmanlık tohumları atılarak sömürgeci anlayışlarını makul göstermeye çalışıyorlar. Ama bunu örterek kaynayan toplumu sakinleştiremezler. Yalnız şunu da belirtmeden geçmeyeyim. Oh! İyi olsun demiyorum. Avrupa’da yaşanan kriz tüm dünyayı etkilerken biz de nasibimizi alırız. Yangına körükle gidilmez. Bazıları da bizdeki mültecileri kastederek olayların çıkması için dört gözle bekliyorlar. Bizdeki mülteciler bizim sömürdüğümüz ülkelerden gelmiyor. Kendi ülkesinde yaşanan vahşetten kaçtıkları için bize sığınanlar. Adam sırf göçmen konusunu kaşıyarak Millet İttifakı’nda kendine yer buldu. Ama amaçlarına ulaşamadılar, ulaşamazlar. Avrupa’da ki yangına bakarak boşu boşuna iç geçirmeye devam etsinler. Kalın Sağlıcakla.
