Mehmet AKBACAK


MANDACILIKTAN KURTULMAYALIM MI?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu; “ Darbeyle yapamadıklarını seçimle yapmak istiyorlar. Erdoğan ABD’nin kurduğu sistemi tasfiye etti” dedi.


  MANDACILIKTAN KURTULMAYALIM MI?

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu; “ Darbeyle yapamadıklarını seçimle yapmak istiyorlar. Erdoğan ABD’nin kurduğu sistemi tasfiye etti” dedi.

     Cumhurbaşkanlığı Baş Danışmanı Mehmet Uçum’da; “İktidar değişikliği tam bağımsızlığa darbe olur” dedi.

      Vay efendim nasıl söylermiş, seçmenin oyuna nasıl müdahale ederlermiş. Bunlar demokrasiye, serbest seçime karşılar. Hatta daha ileri giderek seçimi kaybetseler dahi iktidarı vermemek için her yola başvururlar diyerek kuşku ve korku yaratmaya çalışıyorlar.

    Soylu ve Uçum neden böyle konuştular. İsterseniz biraz geriye gidelim.

      Türkiye-ABD arasındaki ikili anlaşmalar 1947’de imzalandı. 1960 darbesiyle ABD vesayet sistemini kurdu. Bunu 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbelerini nasıl yaptıklarını açıkça anlattılar. En son 15 Temmuz darbe girişiminde  adamlarımızı tutukluyorlar diyerek alenen tavır gösterdiler.

    Birkaç hafta önce Soylu yaptığı açıklamada ABD elçisine; “Çok net söylüyorum, pis ellerini Türkiye’nin üzerinden çek” demişti. ABD elçisi “Ben Türkiye’de nasıl darbe yaparım, yaptırırım” diye telaşlanmıştı. Daha önce darbeci askerlerle, işbirlikçi sermayeyle, bürokrasiyle, gazete patronlarıyla tezgah hazırlarken şimdilerde ise; siyasetçi, sanatçı ve gazetecilerle çalışıyor. Soylu; “Hangi gazetecilere yazı yazdırdığını biliyorum” diyerek operasyondan devletin haberdar olduğunu söylüyor.

      Yıllarca önce Biden;“Erdoğan’ın varlığı Ortadoğu’da ABD’nin çıkarlarına zarar veriyor, artık darbelerle deviremedik, muhalefeti tek bir yerde toplayarak ancak devirebiliriz” demişti. Bir çok kişi bu nasıl olur diye inanmamıştı. ABD’nin sistemini destekleyen siyasetçi, gazeteci, sanatçı velhasılı kim varsa bir araya getirildi.

     Peki sizlere soruyorum: Kürt milliyetçisiyim diyenlerle kendisine Türk milliyetçisiyim diyenler, laikçiyim diyenlerle yıllarca küfrettikleri ‘Şeriatçı’ dedikleriyle, ‘ülkücüyüm’ diyenlerle, kendisini hala ‘Komünist, sosyalist’im diyenlerin, cezaevlerinde işkence yaptıranlarla, işkence görenlerin salt Erdoğan’ı yıkmak için nasıl bir araya geldiklerini nasıl izah edersiniz? Tek tek açıklayın da anlayalım.

    Siz açıklayamazsınız ama ben açıklayayım.

  • Ortadoğu’da kurulmak istenen garnizon PKK devletine karşı çıkıldığı için mi?
  •  Libya’da, Azerbaycan’da, Kıbrıs’da, Mavi Vatan’da, Ege’de Türkiye’nin çıkarlarının korunduğu için mi?
  • Savunma sanayisini %20’lerden % 80-90’lara çıkarıp başta ABD ve Batı’nın silahlarına muhtaç olunmadığı için mi?
  •  Karadeniz’de doğal gaz, Gabar’da yok dedikleri petrolü çıkartıp enerji alanında bağımsız olmamız için mi?
  •  Akkuyu Nükleer Santralı devreye sokarak elektrik üretiminde dışarıya bağımlı olmaktan çıktığımız için mi?
  •  TOOG’un üretilmesiyle yıllarca aşağılan insanımıza güven verildiği için mi?
  •  PKK ve Fetö’ye karşı amansız mücadele verildiği için mi?
  •  Millet İttifakı seçimi kazanırsa başta 6-8 Ekim’de Yasin Börü ve arkadaşlarının katledilmesini sağlayan, Gezi kalkışmasını organize eden Osman Kavala’nın serbest kalmasına karşı çıkıldığı için mi?
  •  PKK ve Fetö’lü teröristlerin KHK’yla görevden alınanların tekrar göreve dönmelerine karşı çıkıldığı için mi?
  •  Belediyelerde PKK’ya yardım ve yataklık edenlerin tekrar göreve dönmelerine, Kayyum’un kaldırımasına karşı çıktıkları için mi?
  •   Rusya-Ukrayna savaşında tarafsız olunduğu için mi?
  •   Rusya’yla ilişkilerimizin dondurulmasına karşı çıkıldığı için mi?

       14 Mayıs’da ya ABD ve Batı’nın istekleri oylanacak, ya da bağımsızlık yolunda  Türkiye’nin yanında olunması oylanacak. Muhalefete oy veren seçmenlere seslenmek istiyorum. Çünkü en yakınımdaki bazılarının  muhalefete oy vereceklerini bildiğim için onları tenzih ederek söylüyorum. Seçmenleri uyarmak istiyorum. Onları suçlamış değilim. Fotoğrafı gösteriyorum. Perde arkasındaki oynanan oyunu göstermeye çalışıyorum. 50 yıldan bu yana seçimlerde oy kullanıyorum. Naçizane deneyimlerimden yola çıkarak düşüncelerimi iletiyorum. Sanki şoförün uyuduğunu görüp de ses çıkarmak gibi bir şey bu… Yarın demesinler; neden şoförü uyarmadın diye…

    Tek bir rahatsız olduğum veya üzüldüğüm 

Bir nokta var. Gerçekten emperyalizme karşı çıkmış bu yüzden işkence görmüş, yıllarca hapisler yatmış, sürgün edilmiş, yurt dışına gitmek zorunda kalmış arkadaşların ABD konusunda duyarsız kalmaları ve hatta sırf Erdoğan düşmanlığı nedeniyle ABD’yi desteklemeleridir. Ne demiş balta; sapı benden!

      Son olarak 4.Eylül.1919’da toplanan Sivas Kongre’sinde Mandacılığa karşı çıkan bağımsızlık yanlıları bugün de mandacılığa karşı çıkıyorlar. Mandacılığı açıkça isteyenlerle mi, yoksa karşı çıkanlarla mı birlikte olacaksınız. Kalın Sağlıcakla.