Mehmet AKBACAK


GERÇEKTEN TÜRKİYE KAZANDI!

28.Mayıs.2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucunda Erdoğan %52.16, Kılıçdaroğlu %47.48 oranında oy aldılar. Erdoğan üçüncü olarak tekrar cumhurbaşkanı seçildi.


      GERÇEKTEN TÜRKİYE KAZANDI!

    28.Mayıs.2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucunda Erdoğan %52.16, Kılıçdaroğlu %47.48 oranında oy aldılar. Erdoğan üçüncü olarak tekrar cumhurbaşkanı seçildi.

     Seçimlerden sonra adet haline getirdiği balkon konuşmasında; “ Kimseye kızgın, kırgın ve öfkeli olmadıklarını belirtti. Seçimi 85 milyonluk Türkiye kazandı” dedi.

    Buna karşılık Kılıçdaroğlu ise; “ Mücadele vermeye devam edeceğim. Yürüyüşümüz sürecek, biz buradayız” dedi. Bırakın biz nerede hata yaptık demeyi, seçimi kazanan rakibi Erdoğan’ı tebrik etme nezaketini bile göstermedi. 10 yılda 12.seçimi kaybeden Kılıçdaroğlu devam edeceğim derken üyeleri ve seçmenleri saçlarını başlarını yoluyorlar.

     Sosyal medyada Kılıçdaroğlu’na Git.. Git.. paylaşımları yaparak öfke kusuyorlar. Aynı sözleri 19 yıl CHP Genel Başkanlığı’nı yapan rahmetli Deniz Baykal’a da söylediler. Sanki seçimi kaybettiren başkanlarmış gibi. Anlayacağınız 29 yıldır CHP iktidar olamamış. Cumhurbaşkanlığı için gösterdikleri adaylar seçilememiş. Meselenin özüne inilmediği sürece kişilere fatura çıkarılır, birisi gelir, birisi gider.

       CHP kurulduğu günden bu yana hiçbir seçimi kazanamamıştır. Çünkü partinin oluşumu bir sınıfa, bir sosyolojik tabana dayanmayan askeri ve sivil bürokratlardan oluşan, işbirlikçi sermayenin desteklediği bir partidir. Hatta bazı siyasi analizciler CHP’nin parti olmadığını, fikir kulübü gibi hareket ettiğini ileri sürüyorlar. Bu nedenle yeteri kadar halkla kaynaşamamış, halkı cahil, görgüsüz, bilinçsiz ve güdülmesi gereken bir yığın olarak görmüşlerdir. Hala bugün bile aynı sözleri söyleyerek halkı aşağılıyorlar. Ne kadar saçma sapan bir yaklaşım. Gelecek seçimlerde %50’i aşmak için bu insanlardan oy istemeyecek misin, başka ülkenin seçmeni mi sana oy verecek?.

     Şimdiye kadar genelde bürokrasinin ve sermayenin desteğiyle güçlenen CHP, AK Parti'nin politikaları sonucu bürokrasinin ve işbirlikçi sermayenin gücünün kırılmasıyla son seçimlerde PKK’nın siyasi temsilcisi olan HDP (YSP) ve Fetö’cülerin desteğiyle birlikte küresel güçlerin içerdeki uzantıları harekete geçirilerek, aralarında siyasi ve ideolojik yakınlığı olmayan bir sürü parti, oluşum ve gruplar salt Erdoğan düşmanlığı üzerine kurdukları birliktelikle Erdoğan’a abandılar. Zavallı Kılıçdaroğlu bir gün meydanlarda ‘Demirtaş’a Özgürlük’ diye gürlerken, diğer yanda ‘en büyük ülkücü benim’ diyerek bozkurt işareti yapıyordu. Seçmenleri de şaşırdı, hatta HDP’li yöneticiler altta alta sözünü unutma diye tehdit ediyorlardı. Cumhuriyet’i kuran, Atatürk’ün partisiyiz diye övünenler, PKK’nın siyasi temsilcisinin esiri haline geldiler.

              İYİ Kİ ERDOĞAN KAZANDI

   “Seçimin ertesi günü telefondaki ses, çok berbat durumdayım. Bu kadarını da beklemiyordum. Kendim için değil, çocuklarım, torunlarım için korkuyorum diye ağzından alevler çıkıyordu. Dur, biraz sakin ol, korkulacak bir durum yok, desem de beni dinlemiyor, yobaz, cahil, görgüsüz, kültürsüzlerin  seçtiği iktidar ülkeyi karanlığa götürecek” diye öfkelendikçe öfkeleniyordu. Yıllardır yaratılan nefret, korku ve ötekileştirmenin yarattığı bu düşmanca tavır insanımızı insanlıktan çıkarmış anlaşılan. İyi ki diyorum. Seçimi Erdoğan kazanmış. Allah muhafaza Kılıçdaroğlu kazanmış olsaydı, neler olacağını yazmak bile istemiyorum. Seçimler yapılmadan önlerine geleni suçlayan, yargılanacaksınız diye tehdit eden, Menderes’in dramatik yaşamını hatırlatan tehditvari söylemleri insanları bayağı ürküttü. Muharrem İnce’nin linç edilmesi, Akşener’e üç gün içinde yapılan aşağılık hareketlere bakarsak; iktidara geldikten sonra muhaliflerine neler, neler yapabileceklerini siz düşünün. Yalnız iktidarın üç ortağını yazayım da siz gerisini anlarsınız. PKK’nın siyasi temsilcisi, CİA’nın aparatı Fetö ve Mossad’ın siyasi temsilcisi Arap düşmanı ırkçı faşist! 

        Erdoğan’ın seçimi “ Biz değil, Türkiye kazandı” demesi laf olsun diye söylenmediği görülüyor.

                   GELECEK BEŞ YIL

      Gelecek yazımda Cumhur İttifakı ve Erdoğan neler yapmalı, önündeki görevler neler olmalı diye isteklerim olacak. Yalnız seçim akşamı kutlama yaparken maalesef bazılarının çoşku sınırın aşarak aşırı gürültü çıkarmaları ve silah kullanmaları bağışlanamaz. Eğlenebilirsin, coşkunu yaşayabilirsin ama, kimseyi de rahatsız etmeye hakkın yok. Aman dikkat, kazananlar biraz daha mutedil olmalılar derim. 

            ELİN ADAMI İŞİ ÇÖZMÜŞ

         21 yıldan sonra halkın bir beş yıl daha Erdoğan’ı seçmesi karşısında şaşıranlara dünyanın öbür ucundan Brezilya Komünist Partisi seçim sonucunu bakın nasıl değerlendirmiş.” Emperyalizm yine yenildi. Erdoğan’a karşı  devasa bir darbe kampanyasının ortasında, Türkiye’de mevcut cumhurbaşkanı yeniden seçildi. Emperyalizm Ortadoğu’nun kontrolünü kaybediyor” demiş. Neden eski solcuların bir kısmı Erdoğan’a nasıl destek veriyorlar sorusuna bu cevabı alabilirsiniz. 

      Çünkü emperyalizm halkları ezen, iliklerine kadar sömüren, katliamlar yapan, işgal ettikleri ülkeleri  felakete sürükleyen, darbeler yaptıran yıllar önce yerleştirdikleri adamlarıyla kaos planları üretip, iç savaşları kışkırtan, o da olmadı ekonomik amborgalarla ülkelerin liderlerine diz çöktüren, suikastlarla toplumu terörize eden bir yapıdan bahsediyorum. İşte büyük resimi görenler, yok efendim soğan, patetes, o şunu demiş, bu şunu demiş türünden kısır çekişmelere bakmadan hareket ediyorlar. Emperyalizme kim karşı duruyorsa o anlayış halkın dostudur. Halkın dostlarına karşı olanlara halk gereken cevabı verir, vermiştir de. Kalın Sağlıcakla.