6’LI MASADA KARMAŞA, KRİZ VE SAVRULMA GIRLA GİDİYOR!
Seçimlere birkaç ay kalmasına rağmen 6’lı masa hala aday belirlemekte sıkıntı çekiyor. Daha düne kadar ağzını açmayan, yalnız AK Parti’ye sövgüler düzerek Millet İttifakı’nda alan kapmaya çalışan, kamuoyu anketlerinde % 1 ve altında oyları olan Deva ve Gelecek Partisi’nin liderlerinin son günlerdeki açıklamaları Türkiye kamuoyunun tepkisini çektiği gibi, Millet İttifakı’na destek veren seçmenlerinde tepkisini çekmiştir.
Bu iki partinin ittifaka katılması muhalif kesimlerde coşkuyla karşılandı. Çünkü iki partinin liderinden birisi AK Parti’de uzun yıllar ekonomiden sorumlu bakan olarak görev yaparken, diğeri de danışman, dışişleri, başbakan ve genel Başkanı olarak görev yapmıştı. Bu iki kişi 2017 referandumundan sonra istifa ettiler. Uzun süre seslerini çıkarmadan bekleyip, nereden direktif geldiyse her ikisi de parti kurdular. Amaçları iktidar olma gibi hesaplar içinde olmayıp, AK Parti’deki muhafazakar oyları ne kadar tırtıklarsak kardır hesabını yapmışlardı. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Hatta Karamollaoğlu bir açıklamasında bunların %20-30 civarında oy alacaklarının hesabı içindeymiş. Ahhh! Karamollaoğlu, yıllardır siyaset yapıyorsun hala AK Parti ve Erdoğan’ı anlayamamışsın. Söze; “Biz Erbakan’ın devamıyız” diye başlarsın ama rahmetli Erbakan’ın hedeflediği ama yapamadığı projeleri hayata geçiren bir parti ve lideri Erdoğan’ı bu seçmen sıkı sıkıya sarılıp bırakmayacağını göremiyorsun.
DAVUTOĞLU VE BABACAN ATAĞA GEÇTİ
Atağa geçti dediğime bakmayın! İttifak içinde can derdine düştüler. Akşener’in ittifak içinde başat rolü oynaması, Kılıçdaroğlu’nun sessiz kalması, milletvekili konusunda yeterli ışığı alamayışları karşısında bu masada biz de varız dediler. Davutoğlu daha da ileri giderek seçilecek cumhurbaşkanını bende yöneteceğim demesi, buna karşılık verilen söz yerine getirilmezse ittifak bozulur, kriz çıkar, erken seçime gidilir demesi masada deprem etkisi yaratırken; muhalif seçmenlerin gardı düşmeye başladı. Şimdiden masada yaşanan karmaşa, kriz ve savrulma yarın kaosların habercisi olduğu apaçık görüldü.
Babacan ise başka bir kanaldan atağa geçti. HDP’nin kapatılmasının hesabını yaparak listelerinde HDP milletvekillerine yer vererek barajı aşmayı amaçlamakta. Bundan dolayı da HDP seçmenine yönelik, HDP’nin açıklamaktan çekindiği ayrılıkçı politikaları dillendiriyor. ‘Anayasa’nın ilk 4 maddesiyle, 66.maddesinin yani Türklük tanımını tartışmaya açacaklarını, kürtlere özerklik vereceklerini ve din dersini zorunlu olmaktan çıkaracaklarını’ açıklıyor. Hatta hızını alamayıp başta PKK’nın, Fetö’nün ve Yunanistan’ın korkulu rüyası haline gelen SİHA, İHA, Kızıl Elma gibi savunma sanayiinde önemli hamlelerin sahipleri olan Bayraktar firmasını hükümetin desteği sayesinde, diğer firmalar karşısında rekabet dışında tutulması gibi suçlamalarla gözbebeğimiz savunma sanayimizi karalaması, ‘iktidara geldiğimizde dokunacağız’ tehdidini savurması ülke kamuoyunda tepkilerle karşılandı.
Şunu da hatırlatayım bugüne kadar yapılan 10 Bilderberg toplantısına çağrılan ismin Babacan olduğunu biliyor muydunuz?. Bilderberg, küresel sermayenin politikalarının ülkelerde nasıl uygulanacağının ana hatlarının çizildiği, daha doğrusu emperyalistlerin çıkarlarını korumak için ülkelere dayatılan askeri, siyasi ve ekonomik politikaların kotarıldığı sahadır. Türkiye bu eşikleri aştı, hala bunun farkına varmayan emperyal devletlerle, onların içerdeki uzantıları eskiyi getirme derdinde. Geçti Bor’un pazarı sür eşeği Niğde’ye! Kalın Sağlıcakla.
