Tarih: 28.01.2026 17:34

TÜRKİYE SANAYİ MASTER PLANINDA NEDEN YOK CEVAP VERİN..

Facebook Twitter Linked-in

 

DEVA Partisi Çankırı İl Başkanlığı, Türkiye Sanayi Master Planı'nın açıklanmasının ardından düzenlediği basın toplantısında dikkat çekici bir eleştiride bulundu: "Plan var, Çankırı yok!" Bu ifade, Çankırı'nın stratejik konumu ve potansiyeli göz önüne alındığında oldukça düşündürücüdür. Çankırı'nın gelişimi için önemli olan bu durumun arkasındaki nedenleri sorgulamak, basın olarak bizim için büyük bir sorumluluktur.

Çankırı, Ankara'nın komşusu olması nedeniyle ulaşım ve lojistik açısından avantajlı bir konumdadır. Gelişmiş karayolu ve demiryolu bağlantıları, yatırımcılar için cazip bir ortam yaratmaktadır. Ayrıca, üretime hazır genç iş gücü, sanayi yatırımları için önemli bir faktördür. Tüm bu özellikler, Çankırı'nın sanayi politikalarındaki yerinin güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Ancak, Çankırı'nın sanayi politikalarındaki yeri ve bölgesel kalkınma planlamalarında dışlanması, sadece yerel yönetimlerin değil, aynı zamanda iktidar ve muhalefet partilerinin de sorumluluğundadır. AK Parti İl Başkanı Koray Erdoğan, MHP İl Başkanı Mehmet Fatih Kaya ve Çankırı'nın milletvekilleri Muhammed Emin Akbaşoğlu ile Pelin Yıldız'ın bu süreçte ne yapmışlar halkımıza anlatsın…

Çankırı halkı ve seçmenleri olarak, bu liderlerin Çankırı için ne yaptığını bilmek istiyoruz.

Çankırı'nın Türkiye Sanayi Master Planı'nda yer almaması, sadece bir eksiklik değil, aynı zamanda siyasi bir başarısızlık olarak değerlendirilebilir. İl başkanları ve milletvekilleri, bu durumu sorgulamak ve Çankırı'nın hak ettiği yeri alması için gerekli adımları atmak zorundadır. Çankırı'nın sanayi politikalarındaki yeri ve bölgesel kalkınma planlamalarında daha aktif bir rol alması için tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerekmektedir.

 Çankırı'nın potansiyelinin değerlendirilmesi ve sanayi yatırımlarının artırılması için daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir. Eğer bu konuda adımlar atılmazsa, Çankırı'nın geleceği tehlikeye girebilir. Bu nedenle, tüm siyasi aktörlerin ve toplumun bu durumu ciddiyetle ele alması elzemdir. Yoksa ben mi yanlış düşünüyorum?

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —