Çerkeş Vuslat Haber
Ahmet Ali Canbaz

SOSYAL MEDYA’NIN NERESİNDEYIZ ?

SOSYAL MEDYA’NIN NERESİNDEYIZ ?
11 Haziran 2019 - 23:52 'de eklendi.

SOSYAL MEDYA’NIN NERESİNDEYIZ ?

Sosyal medya dedigimiz yeni moda; bizi soydu, soğana cevirdi. Ne gizli nede
saklımız kaldı, bütün değerlerimizi ayan beyan ortaya serdi.

Gerçi asıl suçlu sosyal medya değil, “ahseni takvim” üzere yaratılmış
iradesiyle baş başa bırakılmış biz insanlarda…

“Allah’a yemin ederim ki güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler yine
de bu davadan vazgeçmem, Ya Allah bu dini hakim kılar ya da ben bu yolda
yok olur giderim.” diyen, Nebi ve Ashab asla o asrın oyunlarına teslim
olmamışlardır. Her dönemin kendine göre bir sosyal medyası şeytanın ve
nefsin farklı oyunları vardır..

Yine Sultân Fatih 21 yaşında saraya depdebeye ve nefsin oyunlarına talip
olmamış, inanç fikir ve enerjisini bir dava uğrunda harçamıstı. ” Ya Ben
Bizans’ı Alırım; Ya da Bizans Beni.” demişti.

Günümüz Müslümanları ve gençliği hiç öylemi? Varsa yoksa eğolarını tatmin
için,  önde görünme, özgür, gayesiz ve meşhur olma sevdasında, yaban
vadilerde, derin dehlizli  labirentlerde avare dolaşıp durmaktadırlar.

Ya bizim büyüklerimizin zamanı nasıldı? sosyalleşmeye yardımcı odalar,
kitap okunan kraathaneler, para ve çıkara dayanmayan İMÇ usulü
yardımlaşmalar vardı.

O dönem oynanan oyunlar bile,  Mana, anlam kültür, sadakat ve eğitici
mesajlarla doluydu. Yalan, dolan, riya, dalavere yoktu.

Mektuplar hasret yüklü, mani, türkü ve şarkılar özlem doluydu.
“Sana kim baktı yarim, yüzünde göz izi var” diyerek iç hissi duygular
okunabiliyor, yüzler kızarabiliyordu.

Eskilerin insanıda, medyası da ehvendi. Hırsız her eve girmez, eşkiya
mazluma dokunmaz, günahta, sevapta gizliydi.

Ya şimdi?
Kıyametin eşiğindeki fena ve felaketler asrının insanıda, medyası da bir
felaket.
Evler, yatak odaları, mahrem, namahrem ulvi değerler, “biri bizi gözetliyor
evi” gibi Sosyal medyada tüm dünya seyredebiliyor.
Normaldir, sanal alemde herkes birbirine dost, arkadaş, yarendirler…

Yemekler ve mekanlar, tatiller, namahrem foto ve özel günler, artislere taş
çıkartırcasına, Sansürsüz, sosyal medya da bol beğeni icin dolaşır durur…

Bir bakmışız Amerikalı Coni evlerimizde dolaşıyor, Radikal yollardan elde
edilen fotolarımız, üzerine yazılan hayali romanlarla, sanal alem
sinemalarında rekora koşuyoruz…

Facebook, twitter, instagram gibi sosyal medya dünyasında haram, ayıp,
fena, kötü,  günah yok, her şey mübah sayılmıştır…

Hatta bu alemde herkes diplomasız doktor, hoca, alim, bilim adamı, ermiş
bilge kişilerdir. keramet bile gösteren ilimsiz, abdessiz “kopyala
yapıştır” alimleri, hayali şifa grupları bile vardır.

Eskiden dedikodu, gıybet bile iki komşu arasında yapılırdı, şimdi farklı
dil, din,  ırk fark etmeden, tüm dünyanın kem gözlerine, nefislerine duygu
ve düşüncelerine günaha davetiye olarak hizmet etmektedir.

Sosyal medya;Yalan, dolan, riya, gösteriş, caka, ulaşılmaz görünme duygusu,
birilerini kıskandırma, öç alma gibi, gizli kalmış duygularla kendimizi ve
başkalarını sanal alemde kandirma hastalığı halini almıştır…

Müslüman toplumlar için bu zamanda, bundan daha organize bir günah işleme
ve zamanı öldürme felaketi düşünemiyorum.

Bilim ve teknikte “Yapay zeka” Asrına doğru giderken biz müslümanlara
düşen, bu tür çalışma, araştırma ve sosyal medyanın elbetteki içinde
olacağız. “Amma asla” kendi inanç ve degerlerimizden taviz vermeden,
kalbimize yerleştirip tapar hale gelmeden, insanlığın hizmetinde kullanmak
kaydıyla, hayra vesile olacağız…

Bu acaip hayali Alemi; hayırlı amaç için kullanan, güçlü samimi harbilerde
vardır. Onlara bir sözüm yoktur.. Muhabbetle kalın dostlar..

Ahmet Ali Canbaz

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
KÖŞE YAZARLARI
İLGİLİ HABERLER