Çerkeş Vuslat Haber
Ahmet Ali Canbaz

Biz 70 – 80 li yıllarda nasıl yaşardık ?

Biz 70 – 80 li yıllarda nasıl yaşardık ?
06 Temmuz 2019 - 19:39 'de eklendi.

Bizim dönemimizde İki sınıf insan vardı.Birinci kaymak elit kesim.O zaman
elitler politikacılar, yöneticiler, Askeri erkan, kısacası kalbur üstü
kişilerdi. Bu kesim kırsal yaşamdan habersiz, burnumdan kıl aldırmayan
ulaşılmaz kişilerdi.
Lüx arabalarda gezer, tatil yerlerinde, gemi, trenlerde, elitler hep
birinci sınıf yerlerde oturup, ülkenin kaymağını yiyen kişilerdi.

İkinci sınıf insan, köy ve kırsalda veya şehirlerin belli semtlerinde
oturan, ülkenin her işinde çalışan üreten, çiftçi, işçi, amele gibi elleri
nasırlı insanlardı. Her şeyi İMC usulü yapan, Para ile aralarında mesafe
olan, bu insanlar o nedenle mutlu ve bahtiyarlardı.

Özgürlükler, insan hakları, kuyruklar, yokluklar, bu gün git yarın gel,
hastane çileleri o dönemin şehir manzaralarıydı..

Değişmeyen tek şey vardı. Siyaset, siyasetçiler, darbe ve darbeciler. Gitti
Demirel geldi Ecevit indidi millete Darbe..

Ben burda o yıllar bizim yaşadığımız kırsal kesim yaşantısına, köy ve
kasabalara siz dostları götürmeye çalışacağım.

Sosyal medya, internet, twtir, facebook, watsap gibi, bu günkü bir çok
sosyal medya dediğimiz teknoloji o zaman yoktu.

Siyah beyaz Tv TRT benim köyüme 1976 tarihlerinde gelmişti. yayın gece
00.00 da Türk bayrağı istiklal marşı eşliğinde gönlere çekilerek kapanır
dı. Çoğu yerde elektrik bile yok, gaz lambası ile aydınlatılırdı.

Eski Türk filimleri televizyonlu evlerde kalabalık bir halk tarafından izlenir,
Komşu akşama sizdeyiz demek bile yok, cat kapı gelinirdi. kimse öf bile
demez hatta imkânlar ölçüsünde çay ikramları yapılırdı.

Simdiki “Cep telefonları yok” devlet dairelerinde, zengin evlerinde ve bazı
esnaf veya muhtarlık gibi yerlerde, avizeli telefonlar vardı. Benim köyüm
Kanlıca da hiç telefon yoktu. Orta kaza PTT ye gidilir,
arayacağımız yer yazdırılır, bir kaç saat sonra postacı çağrı yapar,
görüşme yapabilirdik.

Radyo her evde vardı, arkası yarın gibi diziler zevkle dinlenirdi. “Ajans”
haberler yaşlıların vaz geçilmez öncelikleriydi.

Sokaklar, caddeler hatta insanlar şimdikinden daha güvenliydi. Okullar tek
öğün sabah saat dokuz akşam dört gibi bitiyordu. Daha sonraları iki öğüne
çıkmıştır. Ama oynamaya zamanımız hep vardı. Okullarda sopa meşhurdu ona
rağmen öğretmene saygısızlık yapılmaz, okuldan kopulmazdı..Din dersleri
önem teşkil eder, her çocuk yaz Kur’an kurşuna mutlaka giderdi.

Köşe kapmaca, yakan top, birdirbir, uzun eşek, kovalamaca, saklambaç, ip
atlama, seksek gibi saymakla bitmez, yine ev içinde oynanan oyunlarda
vardı. Yüzük saklamaca, beş taş ve bitmeyen masallar, hafıza güçlendiren
bilmeceler meşhurdu..

Oyuncaklarımızın çoğunu kendimiz yapardık, çember cevirme, bu aynı zamanda
ter atmaya yardımcı bir spordu. Yine tahta veya ağaçtan topaç ve ayıcık
yapardık, onları çevirmek bir maharet isterdi, vucudun en iyi spor
yapmasına vesileydi. Söğüt ağaç dallarından çok güzel düdük, filüt
yapardık. Bunlar bize hem beceri kazandırır, hemde kendinize öz güven aşılardı.

Yaz günleri aynı zamanda ailemizle birlikte tarlaya gider, ekin ‘orakla’
yolar, patoz yapar, Ekin buğday savurmaya ‘yaba’ ile yardım ederdik. En
kötüsü de saman çekme işleriydi. Bostanda çapa yapmak sığır, koyun gibi
evcil hayvanlarla da ilgilenmek bizim görevimizdi.

Simdikiler yemek beğenmiyor, buzlabı yok eşeğin sırtında tarlaya
götürdüğümüz yiyecekler bozulmaya yön tutmuş, üzerine böceklerin konduğu
çorbaları, böcekleri üzerinden atar  “Sizden birinizin (yemek) kabına sinek
düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık,
diğerinde şifa vardır.” (Ebû Dâvud, Et’ime 49; Buhârî, Tıbb 58,
Bed’ü’l-Halk ) hadisine sığınır yerdik, çokta sağlıklıydık.

Gurbete gidecek mektupları okuma yazma bilen gençler yazardı. Onlar bile
Sevgi ve mesaj yüklüydü, nasılsınız, iyimisiniz iyi olmanızı cenabı Allah
tan niyaz ederiz, diye başlar, sonra selam fazlı köyden haberler ve Allah’a
emanet olun diyerek içerisine varsa çocuğunun saç kılı veya el izi çizilir
gönderilirdi.

Arkadaşlar hayali, havai, yalan İnternet arkadaşları gibi değil, gerçek,
candan, güvenilir ölümüne sevdiğimiz, göz göze sohbet ettigimiz sahici
arkadaşlarımızdı.

Her kapıdan, her evden, acıkmışsak ekmek, su isteyebilirdik, bazlama
üzerinde tereyağı, yoğurt, çeşitli köy peynirleri sürülür verilirdi. Aynı
kaptan yer, aynı (neştapa) bardaktan arıtılmamış köy çeşme veya kuyu suyu
içerdik

Meyve, sebzeyi mevsiminde üzüm, elma, erik kiraz, armut buldukmu yıkamadan
yer, bulgur pilavina kaşık atar, tarhana, Makarna çeşitleri evde yapılır,
Anne, baba dedelerimiz bol bol yerler, hiçte kilo almazlardı. Doktor olarak
köyümüzün Bilge nine,ebe, teyze gibi koca karı ilaçlarıyla tedavi olur
zaten pekte hasta olmazdık.

O yıllarda Ailelerimiz zengin mal mülk sahibi değildiler. Bize mal mülk
değil, sevgi, insanlık bıraktılar. Güçlü ve geniş aile teyze, dayı, amca,
yeğen, kuzen olarak bütün akrabalarla iç içe yaşadık.

Biz televizyon, İnternet, dizi filimler, sosyal medyayla büyümedik.
Yaşanmış hayat hikâyeleri, hayat tecrübesi dolu tavsiyeler, sunni, hayali
değil hakiki insanlarla yaşadık. Bu nedenle güçlü ve Sevgi dolu nesilleriz..

O nedenle günümüz insanlarının ve nesillerinin bizden alacakları çok
dersler var. Çünkü biz, saf hiç bir sosyal yaşam tarzının etkisinde
kalmamış katışıksız insanlarız.

Biz ölmeden, siz nesillerinizi kaybetmeden, bu yaş gruplarından gelin
istifade edin.

Mutlu olmak, hayatı tanımak, inançlı kalabilmek, pozitif enerji dolu,
gelecekten ümitli olarak, tat alarak yaşamak istiyorsanız, eski
büyüklerimizin kıymetini bilin..

Muhabbetle  kalın…
06.07.2019

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
KÖŞE YAZARLARI
İLGİLİ HABERLER